Herkese merhabalar bugün sizlere Hasan Sever’in kaleminden çıkan Su Duydum kitabıyla geldim. Kitabımız bir karşılaşma romanı gibi başlasa da, ilerledikçe okuru uzun ve yorucu bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yol; yalnızca Zürih sokaklarında atılan birkaç adımdan ibaret değil. Daha çok, geride bırakılan yılların, ertelenmiş duyguların, yarım kalmış bir aşkın ve sürgünlüğün insan ruhunda açtığı derin yaraların içinden geçiyor.

Türkiye son 20 yılda en büyük sermayesini toprağa gömdü ve devasa binalar dikti. Peki yapılanlar ne kadar doğru? Yapılan binaların doğa ve çevreye etkileri neler? Bu soruları ODTÜ Ekonomi Topluluğu’nun kurucularından Yazar Hasan Sever’e sorduk. Sever; “Siz kentle öyle kafanıza göre oynayamazsınız. Kolektif hafızalardır kentler ve mukimleri gibi edebiyatçılar için de bu çok mühimdir.” diyor

“Su Duydum” romanı Eva Lacour’un tercümesiyle “Wasserrauschen” adıyla Almanca’da…

Wasserrauschen, “TRIKONT Duisburg & Edition Dialog” etiketiyle 5 Eylül 2021 tarihinden itibaren başta Amazon olmak üzere, yayınevinden ve büyük online kitap satış noktalarından temin edilebilir…

Edebiyat okurlarının Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan “Birazcık Halil” ve “Su Duydum” romanlarıyla tanıdığı Yazar Hasan Sever ile yaşamını, Ankara’yı, Zürih’i, göçmenliği, edebiyatı, yazmayı, kitaplarını ve satır aralarında saklı pek çok meseleyi, mesela özlemi ve direnmeyi konuştuk.

Hasan Sever ikinci romanı “Su Duydum”da on sekiz yıllık bir aradan sonra karşılaşan iki eski sevgilinin birlikte geçirdikleri bir hafta sonunu anlatıyor: Geçmişin anıları ve muhasebesi ile uzayacak olan hüzün dolu iki günün hikayesini…

Etkileyici diyalogları, zengin yan karakterleri, dozunda lirizmi ile karşımıza çıkan bu eser, uzun yıllar ülkesinden uzak, sürgünde yaşamak […]

Hasan Sever: “Yazabileceğiniz en iyi hikâye çoğunlukla el uzatma mesafenizdedir.”

İlk kez, 2015 yılında Birazcık Halil romanıyla okur karşısına çıkan Hasan Sever’le, yeni romanı Su Duydum hakkında konuştuk.  Her iki romanı da Ayrıntı Yayınları etiketini taşıyan Hasan Sever, sorularımıza olanca içtenliğiyle ve çoğunlukla da sözü fazla dolandırmadan yanıt verdi.

İçinde pek çok şiir, şarkı olsa da bu tango anlatıyordu en çok kitabı bence. Yan yana ama bir o kadar uzak, tutkulu öte yandan hüzünlü…

Kitap Cuma, Cumartesi ve Pazar olmak üzere 3 bölümden oluşuyor. Üç günü değil iki ömrü okuyoruz.

Su Duydum bir politik sürgün ile bir iç sürgünün, “kadın ve erkek”, “sevgili ve dost”, “dün ve bugün”, […]