6 Şubat 2023 Pazartesi saat 13.24’te meydana gelen Elbistan Depreminde yitirdiğimiz tüm canlarımızın aziz hatırasına.

Bir şeyi görmek istemiyorsan gözlerini kapatırsın. Peki ya o şey bir film karesi gibi zihin ekranında takılı kalmışsa?

Sinema dünyasının derinlikli yönetmenlerinden Roman Polanski, 5. Zürih Film Festivali kapsamında davet edildiği Zürih’te, 26 Eylül 2009 tarihinde Zürih Havaalanında gözaltına alıntı ve bu yazı klavyeye alındığında hala gözaltında bulunuyordu. Polanski 1977 yılında ABD’de işlediği bir suçtan ötürü 32 yıldır ABD polisi tarafından aranıyordu. 13 yaşındaki bir kız çocuğuyla yaşadığı cinsel ilişki sonrasında yakalanan ve daha sonra kefaletle serbest bırakılan Polanski, ABD’de alacağı hapis cezasını tahmin ederek oradan kaçmış ve ülkesi Polonya’ya yerleşmişti. Sinemayla ilgilenenlerin bildiği bu hikaye, şu günlerde bütün dünyaca bilinir hale geldiyse bunda tuhaf İsviçre Gözaltısı’nın büyük bir payı var. Bu babımız Polanski gözaltsına direnen, Yılmaz’ı kabul etmeyen ama Kaddafi’nin “Hannibal”ına teslim olan İsviçre, ve dolayısıyla, dünya adalet sistemine dairdir.

Bugünlerde, Türkiye’deki futbol piyasasında beynimi dumura uğratan bir mevzu dönüp duruyor. Eğer yanlış anlamamışsam şimdiki futbol federasyonu başkanı “Futbolda demokrasi yoktur” benzeri bir laf etmiş. Lafın kendisine bir lafım yok zira ben demokrasiden hiç anlamam. Hani atraksiyon olsun diye yazmıyorum, gerçekten, demokrasi denen şeyin tanımını bir türlü kafamda oturtamadım. Chomsky’nin “Eşitlik olmadan demokrasi olmaz” sözünü her gördüğümde, “iyi, demek ki henüz demokrasiye kafa yormama gerek yok” diyorum zira etrafta eşitlik meşitlik göremiyorum.

“Tanışalım. Arkadaşım, Berrak Ses. Ben, Mavi Gerdan. Gerçek isimlerimiz değil bunlar. Siz insanlar anlayabilesiniz diye bu isimleri seçtik. Üç senedir takip ediyoruz, tanıyoruz seni; fakat şaşırttın bizi, ‘İlk, geçen hafta tesadüf ettik.’ diye yazdın.”
“Üç senedir takip mi ediyorsunuz?”