“Amarika”ya Ağıt

Acı Amarika’nın olunca, ağıtçısı çok oluyor.
Sayın Altan ne zaman anladınız (mı)?

(Neyi..?)
Çığlık

Bir çığlık yükseldi. Sanki her şey bir anlığına durdu: Rüzgar durdu, dal durdu, yaprak durdu, su durdu.
Dağ Deviren

“Bir şeyler oldu; hava duruldu, bulutlar uzak köşelere çekildi. Cızırtıyla çeken radyomuz tek sesli, tek nefesli birinin eline geçti. Babam, bu birini çok sevmişti. Pil bitecek diye türkülerden kısan kişi, bu adamın her programını hem de köşe bucak dinler oldu. Sanki piller bedavaya gelmişti. Sadece babam değil, bütün büyükler cümbür cemaat bu adamı dinliyordu.“
Vicdan

12 Eylül’ün yaklaştığı şu günlerde ağzını açan vicdandan bahsediyor. Memleketi kıskacına almış siyasi liderler, çıktıkları her sahnede hem marifetlerini hem de rakiplerinin açıklarını sergiliyorlar. Aslında eğlenceli bir iş. Ve hatta diyorum ki siyaset, doğrudan hayatlarımıza nüfuz etmese, iyi bir tedavi yöntemi de olabilir. Doldur-boşalt, ver-kaç, al-ver, indir-kaldır vesaire vasaire.
Cesaret – Değişik bir 12Eylül yazısı

1988 yılında, lise içi düzenlenen futbol turnuvasında finale çıkmıştık. Ankara Atatürk Lisesi’nin şimdi otoparka çevrilmiş olan bahçesinde oynadığımız yarı final müsabakası hayatımın en büyük ve dramatik futbol müsabakasıdır.
Nar Kırmızısı Bir Gurbet: Mardin

Annem duyarlılığında bir acı saplanıyordu bedenime. Nar ağaçlarından suyunu almış, nar kırmızısında, çıkmaz bir lekeydi gurbet.