Bir Yaşam, Bin Kelime: Hasan Sever
"1972’de Elbistan’da başlayan, ODTÜ’nün düşünsel ikliminden Zürih’in çok kültürlü dünyasına uzanan bir serüven...
1995 yılından bu yana edebiyatı, ekonomiyle ve toplumsal bellekle harmanlayarak bir anlam arayışına dönüştürüyorum.
İsviçre PEN üyeliği, akademik çalışmalar ve yirmi yılı aşan yazın hayatım boyunca, köklerimden aldığım güçle sınırların ötesini anlatmaya çalıştım. Çocukluğun Gölgesi üçlemesi, bu uzun yolculuğun en kişisel, en sarsıcı ve en derin durağıdır. Kelimelerimle, bugünden yarının düşünü kuranlara bir ses, zamana ve coğrafyaya dair bir iz bırakabilmeyi umuyorum."
Sözün ve Sesin İzinde
Türkçe ve Almanca dillerinin sınırlarında dolaşan, kültürler arası geçişlerden beslenen lirik ve akıcı bir üslup.
Bellek ve Geçmiş
Politik, akademik ve edebi birikimin harmanlandığı; insanı, göçü ve varoluşu odağına alan düşünsel bir derinlik.
1995'ten Günümüze
Yazarın Edebiyat Yolculuğu
Hasan Sever’in yazın dünyası, Elbistan’ın kadim topraklarından Zürih’in düşünsel iklimine uzanan bir yolculuğun izlerini taşır. 25 yıllık edebi birikimini, bellek, göç ve zamanın labirentlerinde epik bir anlatıya dönüştüren Sever; Türkçe ve Almanca dillerinin kesişiminde, sınırları aşan bir edebi ses inşa ediyor. Çocukluğun Gölgesi üçlemesiyle okuru bugünden yarının düşünü kurmaya davet eden yazar, kalemiyle zamana ve coğrafyaya dair sarsıcı bir imza bırakıyor.
25+
Çeyrek Asırlık Birikim
1995'ten bu yana süregelen, akademik derinlik ve edebi olgunlukla harmanlanmış 25 yıllık yazın serüveni.
Yazarın Derinliğine ve Yolculuğuna Dair
"Bir romanı roman yapan, onun içinden doğan karakterlerdir; benim yazarlık serüvenim de tam olarak bu karakterlerin kendi varoluşlarını inşa etmelerine dayanıyor. Çocukluğun Gölgesi gibi hacimli bir üçlemede dahi, karakterlerimi önceden çizilmiş kalıplara hapsetmek yerine onları hikayenin doğal akışına bırakmayı seçtim. Yüzbaşı’dan Gevru’ya kadar birçok karakter, kalemimin sınırlarını aşarak kendi gerçekliklerini oluşturdular ve zapt edilemez birer ruh kazandılar. Yazmak benim için kurguladığım bir planı icra etmek değil, karakterlerin kendi kendilerini var ettiği o büyülü dünyaya tanıklık etmek; çünkü biliyorum ki, karakterin sahiciliği ancak yazarın onu serbest bırakmasıyla mümkün olur."
Hasan Sever
Yazar