Birazcık Halil’den Birazcık da ‘İnsan Manzaraları’ / Eyüp Özveren

“Gökyüzü olmazsa hepimizin yüzü düşer.” –Hasan Sever (2015), Birazcık Halil, s. 91. Kitaplar vardır, okuduktan sonra içinize işler. Bir süre tıkanır kalır, bir sonraki okuyacağınız kitaba geçemezsiniz. Bu süre zarfında, kimi kez kitabın konusu kafanızı kurcalar, ya kurgusunun dolambacında dolanır durursunuz, ya kişileri ete kemiğe bürünüp zihninize yerleşirler, ya da küçücük ayrıntıları, üzerine git gide büyüyen bir büyüteç tutulmuş gibi, koskoca olaylara baskın çıkar; her şey soluklaşıp silinirken geriye bir tek onlar kalır.
Anna Karenina

Kadın: Hem güzel Hem Anna Karenina okuyor -İngilizcesinden- Kaç sabahtır onu seyrediyorum Zürich-Glattbrugg arası 5 Numaralı banliyö treninde. Yeri belli Sondan üçüncü kompartıman Ara lokomotiften hemen sonra. Erkek: Erkeğim ve tren bekliyorum “Aşk mı aşık mı?” diyor Tolstoy Elleri cebinde Üstünde şile bezinden bir mintan “O mintanı” diyorum “Senden yıllar sonra Nazım da giydi” Göz göze kalıyoruz Şehir: Hardbrücke tren istasyonu Alelade Çıplak Metalik Üçüncü peronun ortasında üç kişi Vakit yirmibirinici asır Saat sabahın başı Soru kadim “Sen” diyor erkek, gözleriyle “Sen bildin de mi ben bileyim?” Hasan Sever Zürih, 9 Eylül 2011
Anna Karenina

The woman: Beautiful, Reading Anna Karenina too, -from its English translation- I have been watching her for many mornings now Zurich to Glattbrugg Suburban train number 5 Always the same seat 3rd compartment from the end Right after the mid-engine The man: I am a man and I am waiting for the train, “Love or the Lover?” says Tolstoy Hands shoved into the pockets Wearing a gauze collarless shirt That “shirt”, I say “Years later Nazim wore it too” We are stuck eye to eye The city: Hardbrucke train station Ordinary Naked Metallic 3 people in the middle of the 3rd platform This is twentyfirst century Time is the crack of dawn The question is eternal “You” says the man with his eyes “Did you know so I could too?” Hasan Sever Zürich, 09.09.2011