Mam Hasan’a gecikmiş bir ithaf yazısı

Kimseye “yağniş hisap” yapmadı…
Mam Hasan – IV

Sevgili Amcam, Bu sene bir kaç gün geciktim. Elimde iki yıldır emek verdiğim bir uzun hikaye vardı. Ha bu gün ha yarın derken dün gece = bu gün sabaha doğru “xalas” oldu.
Mam Hasan – III

Sevgili Amcam, kaç gün oldu ki düşünüp duruyorum; daha doğrusu hayıflanıyorum. Kendi kendime, neden o hikayeyi kayıt altına almadım ki deyip, yine kendime kızıyorum.
Mam Hasan – II

(On)Bir yıl oldu!…Koca bir yıl geçti Mam Hasan! Seni güneşin gölgesinde, seni ayın karanlığında, seni yağmurun kuruluğunda toprağın üstüne bırakalı, koca bir yıl geçti.
Mam Hasan’ın Manzarası – VI

Fotoğrafı karşıma, Mahzuni’nin “Kanlım Olursun” kasetini teybe koydum. Gayrı, “Elbistan düzünün bir taşıyım ben.”
Mam Hasan – V

Sevgili Amcam, Sana bu sefer, her seyrettiğimde seni hatırladığım, seni her özlediğimde izlediğim bir filmden bahsedeceğim. Filmin adı Dersu Uzala. Çok uzaktan bir hikaye. O kadar uzak ki, dünyanın yuvarlağına el uzatsan, hikayeye parmakların değer; o kadar yakın yani.
Çocukluğumun Manzarası yahut Bir Yolun İki Yakası

Evimiz kuzeye bakardı. Poyraz rüzgarını oradan bilirim. Coğrafya kitaplarının, “Poyraz, kuzey-doğudan esen bir rüzgardır” demesine bakmayın, o başına buyruktur, isterse güneyden bile eser.
Mam Hasan – I

Hangi yaramızı sağalttı ki Ankara! Kürt inadıyla, inatların en güzeliyle yaşadın.
Maraş-Elbistan Usulü İçli Köfte

Bazı yemeklerin sıradanlığı yoktur; onlar, çamurdan da yapılsa asaletlidirler.
Nar Kırmızısı Bir Gurbet: Mardin

Annem duyarlılığında bir acı saplanıyordu bedenime. Nar ağaçlarından suyunu almış, nar kırmızısında, çıkmaz bir lekeydi gurbet.