Hasan Sever’in bir “nehir roman” türünde olarak niteleyeceğimiz üç ciltten oluşan romanı “Çocukluğun Gölgesi”, son cildi “Mavi” ile birlikte tamamlandı. İlk iki ciltte anlattıklarını ustalıkla birbirine bağlayan Sever, “Mavi”de, bozkırın sesini ve insanın gölgesi olan çocukluğunun izlerinin nelere kadir olduğunu su yüzüne çıkarıyor.
Çocukluğun Gölgesi
12 Eylül askerî darbesine beş kala; Anadolu’nun sert rüzgârları ve kızgın güneşinin altında, Elbistan-Malatya civarında geçen bir bozkır hikâyesi…
Sevgili Hasan,
Harika eserinin üçüncü cildi olan MAVİ’yi de büyük bir keyifle okudum. Sona yaklaştıkça kitabın bitmesinden korktuğum için her gün sadece birkaç sayfa okuyabildim; tıpkı kıtlıkta elindeki azıcık ekmeği idareli tüketen biri gibi… Bitirdiğimde ise içimi koca bir hüzün kapladı. Neyse ki yeni eserlerinin geleceği beklentisi bu hüznü sevince çeviriyor.
Bozkırın rüzgârı yüzünüze çarpıyor, keven kokusu burnunuza doluyor ve daha ilk sayfalarda kendinizi taşın üstünde oturan Hasan’ın yanında buluyorsunuz…
Hasan Sever’in “Çocukluğun Gölgesi” üçlemesinin ilk iki kitabını 2025’de okudum. Unutmadan buraya yazayım istedim. Kitaplar birbirlerinin devamı oldukları için tek bir roman olarak bahsetsem doğru olur herhalde.
Mavi’mize…
Mavi’nin yazımı bitince anlamadım ama son okumayı yaptığımda idrak ettim ki yolculuk bitti. Hikaye bitmiş, benden çıkmıştı. Yazanlar bilir, boşalan bir masanın kederi çoğunlukla katlanılmazdır. Öyle oldu.
Bu kitap bir roman değil; bir halkın çığlığı, bir çocukluğun gölgesi, bir yüreğin sessiz destanıdır.
2 Mart 2025 Pazar günü, İsviçre’nin Zürih kentinde, Ahmet’in (Pektaş) kolaylaştırıcılığında Mozaik Kütüphane’nin lokalinde “Çocukluğun Gölgesi” söyleşisi düzenlenmiştir. Söyleşi daha önce sosyal medya hesaplarımda peyderpey yayınlanmıştı. Burada o bölümleri bir araya getirip söyleşiyi tek parça olarak yayınlıyoruz. Söyleşinin tümünü dinlemeye zamanı olmayanlar için birkaç bölümün yazılı çözümlemesini ayrıca ilginize sunuyoruz.
İyi okumalar, iyi dinlemeler.
