Bozkırın rüzgârı bu kez daha sert esiyor…
Ayaz yüzümüze çarpıyor, çığ içimize düşüyor.

Sevgili Hasan,

Harika eserinin üçüncü cildi olan MAVİ’yi de büyük bir keyifle okudum. Sona yaklaştıkça kitabın bitmesinden korktuğum için her gün sadece birkaç sayfa okuyabildim; tıpkı kıtlıkta elindeki azıcık ekmeği idareli tüketen biri gibi… Bitirdiğimde ise içimi koca bir hüzün kapladı. Neyse ki yeni eserlerinin geleceği beklentisi bu hüznü sevince çeviriyor.

Hasan Sever’in “Çocukluğun Gölgesi” üçlemesinin ilk iki kitabını 2025’de okudum. Unutmadan buraya yazayım istedim. Kitaplar birbirlerinin devamı oldukları için tek bir roman olarak bahsetsem doğru olur herhalde.

2 Mart 2025 Pazar günü, İsviçre’nin Zürih kentinde, Ahmet’in (Pektaş) kolaylaştırıcılığında Mozaik Kütüphane’nin lokalinde “Çocukluğun Gölgesi” söyleşisi düzenlenmiştir. Söyleşi daha önce sosyal medya hesaplarımda peyderpey yayınlanmıştı. Burada o bölümleri bir araya getirip söyleşiyi tek parça olarak yayınlıyoruz. Söyleşinin tümünü dinlemeye zamanı olmayanlar için birkaç bölümün yazılı çözümlemesini ayrıca ilginize sunuyoruz.

İyi okumalar, iyi dinlemeler.

Sevgili Hasan Sever “Çocukluğun Gölgesi” romanında bir destancıyı, bir dengbeji anlatırken kendi de o destancılardan biri olmuş.

Kimseye “yağniş hisap” yapmadı…

“Kimliksiz” Halto’nun  yaşam şansını Nurhak Dağlarında “Talebelerin” yanında araması, “kimlik” kazanma mücadelesinde  yıllar geçse de adresin değişmediğini göstermektedir.

Hasan Sever, bu eseriyle coğrafyamızın yitip gitmekte olan sosyolojik ve kültürel değerlerini, kavramlarını, geleneklerini büyük bir emek, derin bir entelektüel birikim ve ustalıkla kaleme almış.

Gitti memleketi aldı ve yazıldığı masaya getirdi.

Hasan Sever’in “Çocukluğun Gölgesi” romanının “Ayaz” ve “Çığ” tabletlerinden oluşan ikinci cildi Şubat 2025’te Ayrıntı Yayınları etiketiyle yayınlandı.