12 Eylül askerî darbesine beş kala; Anadolu’nun sert rüzgârları ve kızgın güneşinin altında, Elbistan-Malatya civarında geçen bir bozkır hikâyesi…
Category Archive: Yorum-Eleştiri (ÇG-I)
Sevgili Hasan,
Harika eserinin üçüncü cildi olan MAVİ’yi de büyük bir keyifle okudum. Sona yaklaştıkça kitabın bitmesinden korktuğum için her gün sadece birkaç sayfa okuyabildim; tıpkı kıtlıkta elindeki azıcık ekmeği idareli tüketen biri gibi… Bitirdiğimde ise içimi koca bir hüzün kapladı. Neyse ki yeni eserlerinin geleceği beklentisi bu hüznü sevince çeviriyor.
Bozkırın rüzgârı yüzünüze çarpıyor, keven kokusu burnunuza doluyor ve daha ilk sayfalarda kendinizi taşın üstünde oturan Hasan’ın yanında buluyorsunuz…
Hasan Sever’in “Çocukluğun Gölgesi” üçlemesinin ilk iki kitabını 2025’de okudum. Unutmadan buraya yazayım istedim. Kitaplar birbirlerinin devamı oldukları için tek bir roman olarak bahsetsem doğru olur herhalde.
Bu kitap bir roman değil; bir halkın çığlığı, bir çocukluğun gölgesi, bir yüreğin sessiz destanıdır.
Sevgili Hasan Sever “Çocukluğun Gölgesi” romanında bir destancıyı, bir dengbeji anlatırken kendi de o destancılardan biri olmuş.
Senin deyiminle “Hasancan” öyle yazmışsın ki sanki “Pape” destan anlatıyor.
Dokusuyla kurgusuyla, imgeleriyle simgeleriyle, itirazlarıyla kabullenişleriyle, akışıyla nakışıyla, aşlarıyla taşlarıyla, zamanıyla mekânıyla, kalemiyle kelamıyla, hâsılı, sözüyle ve özüyle enfes bütünlükte bir metin, işte önümüzde… İnsanın köklerinin toprakta gözlerinin Yüce Gök’te olduğunu, bazen susarak bazen söyleyerek fakat en çok yaşayarak anlatan kanlı canlı karakterleriyle, ilkin kalbime sonra aklıma kulak vererek diyorum ki, Çocukluğun Gölgesi bir bozkır epiği!
‘’Ruzi şeb ağlarım bir defa gülmem
Akar çeşmim yaşı sel olur silmem
Hakiyem billahi kimseden bilmem
Gönlümün çektiği öz belasıdır. (1)’’
