Sevgili Hasan Sever “Çocukluğun Gölgesi” romanında bir destancıyı, bir dengbeji anlatırken kendi de o destancılardan biri olmuş.
***
Roman yazanlara çok imrenirim… ‘kurgu’ yapmak, bir olayı anlatırken bir sonrakini düşünmek, değişik hikayeleri birbirine bağlamak çok zor oluyordur diye düşünürüm…
Üstelik de bunları anlatırken ‘gerçeklik’ duygusundan uzaklaşmamak gerekir…
Cin de anlatsan, peri de anlatsan, bunların gerçek yaşamda olmadığını da bilsen anlatıcının anlattıklarının ‘inandırıcı’ olması gerekir…
Sevgili Hasan Sever “Çocukluğun Gölgesi” romanında bir destancıyı, bir dengbeji anlatırken kendi de o destancılardan biri olmuş.
Uzun yıllardır yurt dışında yaşıyor olmasına rağmen büyük olasılık kendi çocukluğunun gölgesinde duyduklarını, gördüklerini, yaşadıklarını, hayal ettiklerini yazmış.
1980’li yıllar yaklaşırken Elbistan’ın köylerinde geçen roman hem ‘gerçekçiliğiyle’ hem de masalsılığıyla çok güzel bir anlatı olmuş.
‘Bozkır bilgelerinin’ zamana bıraktığı anlatımlarla, deyişlerle, ağıtlarla bezenmiş, bozkırdaki tilkiden evin önündeki köpeğe kadar bütün canlıların renk verdiği iki ciltlik bu roman bir solukta okunacak kadar akıcı yazılmış.
Bir ‘Yaşar Kemal’ damarı hissettiğim sevgili Hasan Sever’in daha önce de “Birazcık Halil” ve “Su Duydum” romanlarını okumuştum.
Roman okumanın keyfini yaşamak isteyen dostlarıma Ayrıntı Yayınlarından çıkan bu kitapları öneriyorum.
“Çocukluğun Gölgesi”nin üçüncü cildini yazıyor mu bilmiyorum ama ‘keşke kitap bitmese’ duygusunu yaşadığımı ve üçüncü cildi beklediğimi de not ediyorum.
Hasan’ın adını artık ‘usta yazarların’ arasına eklemek gerektiğini düşünüyorum…
Ellerine sağlık kardeşim.
***
Ethem Dinçer
Ankara, 11 Ağustos 2025
Ethem Dinçer ile birlikte.
Ankara – Batıkent, 12 Ağustos 2025



