Birazcık Halil kurmaca mıdır?  Ya da kimi yaşananları ustaca derleme midir? Bu soruların yanıtlarını bilmek  bir şeyi değiştirmez: Sahicidir; daha ilk satırlardan dahil olursunuz o iklime.

Konya Kulu’dan İsviçre’ye (Almanya’ya denmek isteniyor) çalışmak için giden baba, oğlu Halil’i de yanına alır. Ama ne alma! Halil orada başka dünyaların adamlarına takılacaktır. Böylece Halil ve paradan başka bir şeyi gözü görmeyen babası arasındaki uçurum gittikçe derinleşecektir.

Almanya’dan Ankara’ya uzanan uzun soluklu bir roman “Birazcık Halil”. Türkiye’nin 80’li yılları, Halil’in penceresinden okurla buluşuyor romanda: Yokluklar, […]

Öğrenmek istediğim siyasi, sosyolojik tahliller, tarihin akışı, psikolojik analizler olsa konu üzerine yazılmış metinleri okurum. Edebiyattan beklediğim ise […]

“Maneviyatı tekniğinin önüne geçen bir roman… Defterler’den şiir tadında hikâyeler damlıyor. Samimî, etkili… Anlaşılan, yaşanmışlıklar iyi sır’lanmış! Gitmeler, gelmeler, ille de sonbahar… ‘Birazcık Halil’, biraz yara, biraz ülke tarihi, biraz sürgün, biraz aşk, birazcık da Halil….” 

Kitap Cuma, Cumartesi ve Pazar olmak üzere 3 bölümden oluşuyor. Üç günü değil iki ömrü okuyoruz.

Ayrıntı Yayınları yeni yıla da hızlı bir başlangıç yaptı; Ocak ayında da okura edebiyat, tarih, kuram ve anı […]

Su Duydum bir politik sürgün ile bir iç sürgünün, “kadın ve erkek”, “sevgili ve dost”, “dün ve bugün”, […]

“Oysa hayat yumuşaktır Halil. Bunca acıdan sonra söylüyorum bunu; hayat yumuşaktır.” “Frau Basler, sorunuzu unutmayın. Şarap diyordunuz?” “Ha […]

fransız yazar alain fournier, ‘dahi yazar yoktur, iyi okur vardır’ der. aynı zamanda iyi bir okuyucu olan yazar, sanatsal öznenin(okuyucunun) sanatsal nesneyle(kitapla) kurduğu yoğun, uzun soluklu ilişkiyi de iyi bilir ve kurgunun çatılmasında son derece titiz davranır. kitabının basılmasını, beğenilmesini, piar çalışmasından azade çok satmasını bütün yazarlar ister. ancak iyi yazarlar, okurla kurdukları ortaklaşa emeğe saygıdan ötürü işçilikte titiz davranırlar.