“Esnafa döner dağıttığımız güzergahta yaz boyunca inşaat vardı. Her zaman kullandığımız yolu, o yaz mahalle arasında, evlerin önünden zigzaglar çizerek geçebiliyorduk. Güneşli bir İsviçre sonbaharıydı.

Tevellüdüm 302’lere kadar uzar. Mersedes’in Anadolu yollarındaki toplu mesaisi, benim için bu numarayla başlar. Tıklım tıklım, sırılsıklam, sigara dumanı…

Ingmar Bergman, Yaban Çileği filminde ölümü, akrep ve yelkovanı olmayan saate benzetir. Zaman vardır, var olacaktır, lakin kolumuz kanadımız olan akrep ve yelkovan düşmüştür artık. Zamanı değil, zamanımızı hiçbir daim gösteremeyeceğiz: Bitti. Das Ende.

Sevgilim’e

Rivayet odur ki, orta yerine gelindiğinde kitabın, kelamın manası zirvede dolaşırmış.  Kitabın ortası, ömrün ortasıysa eğer, peygamber yaşına […]