A380, Zürich havaalanının güney pistinden gövde kaldırdıktan takriben on saniye sonra sağ kanadıyla Glattbrugg’u gölgeleyip; önce sola, çok ilerde sağa kavis yaparak, göğün mavisinde kaybolur. Devasa bir uçaktır. Diğer uçakların gürültüsü, A380’in ise, zil gibi, titrek ve duru bir sesi vardır.

Hayatın süsü yok; ona dekoru biz veriyoruz. Hayatın kafiyesi, bizim tasarladığımız manada ölçüsü ve yine kulaklarımızın alıştığı basitlikte bir melodisi yok. Çok daha karmaşık ve belki de çok daha büyük bir düzenlilikten kendimize prototipler çıkarıyoruz. Şehirlerin sokaklarında arzı endam eden heykeller, anıtlar ve çeşmeler de bu prototiplerin birer örneği olsa gerek.