“17 Eylül 2021 Cuma günü “Literaturhaus Zürich” tarafından İsviçre’nin Zürih kentinde organize edilen ve konuşmacı olarak davetli olduğum “İsviçre’de Beşinci Dilde Edebiyat” adlı sempozyumda yazarlık serüvenimi ve “başka bir dilde” yazmaya dair deneyimlerimi paylaştığım sunumumun tam metni.

“Su Duydum” romanı Eva Lacour’un tercümesiyle “Wasserrauschen” adıyla Almanca’da…

Wasserrauschen, “TRIKONT Duisburg & Edition Dialog” etiketiyle 5 Eylül 2021 tarihinden itibaren başta Amazon olmak üzere, yayınevinden ve büyük online kitap satış noktalarından temin edilebilir…

Edebiyat okurlarının Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan “Birazcık Halil” ve “Su Duydum” romanlarıyla tanıdığı Yazar Hasan Sever ile yaşamını, Ankara’yı, Zürih’i, göçmenliği, edebiyatı, yazmayı, kitaplarını ve satır aralarında saklı pek çok meseleyi, mesela özlemi ve direnmeyi konuştuk.

Tam da yerine gelmişti. Binlerce insana, “işte sonucum” der gibi bakarken, binler de ona aynı şekilde bakıyordu: “İşte sonucumuz.”

Ne dünya benim etrafımda ne ben dünyanın etrafında dönüyorum.

Doğululuğum yaşayan; batılılığım onu anlatan tarafımdı…

Güneşli günlerde bu memleket bir başka güzel. Zaten, İsviçre güzel, bakımlı bir memleket, hani kartpostal güzelliği denir ya o cinsten; güneş de oldu mu güzelliğe taç oluyor. Fakat kurgulanmış her güzellik gibi işin ruhu biraz tatsız. Neyse, işte böyle güzel havalarda öğle arasına çıkmak istemiyorum çünkü dönüşü çok zor.

Rock için yetmişli yıllar neyse, Alevi deyişleri, geniş manada ozan kaynaklı Deyiş/Türküler için de 80’li yıllar aynı manaya gelir.

Yazmak kelimelerden anlam türetmekse, sinema da nesnelerden görüntü yaratmak olsa gerek. Muharrir, aynı kelimelerden kaç anlam çıkarabilir bilemez ama, O’nun, bir nesneden sonsuz görüntü yaratmaya yakın durduğunu rahatlıkla yazabilir.

Hangi yaramızı sağalttı ki Ankara!

Kürt inadıyla, inatların en güzeliyle yaşadın.