Sevgili Hasan,
Harika eserinin üçüncü cildi olan MAVİ’yi de büyük bir keyifle okudum. Sona yaklaştıkça kitabın bitmesinden korktuğum için her gün sadece birkaç sayfa okuyabildim; tıpkı kıtlıkta elindeki azıcık ekmeği idareli tüketen biri gibi… Bitirdiğimde ise içimi koca bir hüzün kapladı. Neyse ki yeni eserlerinin geleceği beklentisi bu hüznü sevince çeviriyor.
Romanda geçen karakterlerin, olayların ve mekanların büyük bir kısmını bizzat bildiğim için okurken ayrı bir haz aldım. Yöresel kullanımlar anlatıma çok güzel bir tat katmış. Bîzolek toplama sahneleri ve Aziz’in kaleminin kaybolup bulunması beni alıp o eski günlere götürdü. Betimlemeler ise tek kelimeyle olağanüstü; sanki Kurtkulak, Beroji Reşık, Serse, Şerefli Deresi ve Yelekçe dile gelmiş de okurla sohbet ediyor. Tabiatı bu denli konuşturan bir yazar, hayvanları konuşturmaz mı hiç? Tilki ve kargaların hayat serüvenini muhteşem bir anlatımla sunmuşsun. Tam bir insan-doğa-hayvan üçlemesi diyebiliriz.
Hele çocukken inandığımız ama büyüyünce gerçeğini öğrendiğimiz şeylerle ilgili o pasaj… Hani diyorsun ya, “Öğreniyoruz güya…” İşte orası beni çok etkiledi.
“Öğreniyoruz güya… Hayır! Bütün yaptığımız güzel bir rüyayı sağından solundan çekiştirip, yırtıp atmak. Çocukluk rüyalarımızı tüketiyoruz sadece. Buna da büyümek diye bir isim uydurmuşuz. Ne oluyor büyüyoruz da? Dünya kirleniyor! Bu kadar.”
“Edebiyat haritasında yer almak” deyimini kullanmıştın, o da çok hoşuma gitmişti. Görüyorum ki hem de ne yer etmek!
İlk iki cilt köyünde çobanlık yaparken yokluk ve yoksulluğa çare bulma düşüncesiyle İstanbul’a giden, Çoban Hasan’ın hikayesi üzerine kuruluydu. Üçüncü cilt Mavi’de ise Hasan’ın ardından İstanbul’dan köye gelen gazeteci Nazlı (Mavi) merkezde yer alıyor.
Tabii ki tüm bu kurgu, Küçük Hasan’ın o küçük (aslında kocaman) dünyasının etrafında dönüyor. Yazar çok küçük yaşta, doğduğu topraklardan ayrılmak ve çok uzaklara gitmek zorunda kalmasına rağmen; o yaşta yaptığı gözlemler, o güçlü hafıza gerçekten hayranlık uyandırıcı.
Tekrar ellerine, yüreğine, emeğine ve kalemine sağlık. Sağlık olsun ki yeni eserler doğsun!
Seni tekrar kutluyor ve hasretle kucaklıyorum.
Hüseyin Polatsoy
İzmir, 13 Şubat 2026
