“Bir Halkın Destanı” – Keyfo Karagöz

Fotoğraf: Doğan Karagöz

Bu kitap bir roman değil; bir halkın çığlığı, bir çocukluğun gölgesi, bir yüreğin sessiz destanıdır.

Çocukluğun Gölgesi, yıllardır susturulmuş acıların yankısıdır.
Her sayfası, kimseye anlatılamayan, gölgelere gömülmüş bir çocuğun çığlığıdır.
Okurken, kendi çocukluğumuzun karanlık yollarında yürüdüğümüz.

Her satır, yüreğimin en derin köşelerine saplanan bir hançer gibi, hem acıttı hem uyandırdı.

Biz Aleviler tarih boyunca gölgelerde büyüdük. Doğduğumuz andan itibaren sessizliğe mecbur bırakıldık. Konuştuğumuzda susturulduk, sevdiklerimiz görünmez kılındı, gözyaşlarımız gizlendi. Ama yüreklerimiz her zaman yanıyordu, her zaman sakladığımız acılarımız vardı.

Bu romanı okurken yıllar önce susturulan küçük çocukları yeniden gördüm:
Korkularını, yalnızlığını, susturulmuş sevgilerini…
Ve anladım ki, çocukluk yaraları asla kaybolmaz; sadece sessizleşir, bekler, bir gün bir sesle, bir kelimeyle, bir romanla yeniden ortaya çıkar.

Sayfaların arasında dolaşırken sadece kendi geçmişimizi değil, biz Alevi halkının yüzyıllardır bastırılmış acılarını da gördüm.
Her sayfa bir köyün, bir evin, bir ailenin, bir halkın gölgesini taşıyordu.
Ve her satır, kalbimde yıllardır sakladığım yaraları yeniden açtı.

Bazı satırlarda nefesim kesildi, bazı cümlelerde içim parçalandı.
Ama her satırda bir umut ışığı da vardı: Bastırılmış acılar görünür oldu, susturulmuş çocuklar konuştu, gölgelere sıkışmış bir halkın hatırası hatırlatıldı.

Hasan…
Belki hatırlarsın, belki hatırlamazsın…
Ama ben sizin eve çok geldim gittim.
Ben Çorlu’nun oğlu Keyfo…
O eski tozlu, gölgeli günlerde seni hatırlıyorum. O zamanlar bile acıyı içinde taşıyan, ama yüreğinin bir yerinde ışığı saklayan bir çocuktun. Şimdi o ışık kalemine dökülmüş, bir halkın acısını görünür kılmış.

Bu romanla sadece kendi çocukluğunu anlatmadın;
Bizim susturulmuş sesimizi, bastırılmış korkularımızı, görünmez yaralarımızı da kelimelere döktün.

Senin satırların bir halkın sessiz çığlığı oldu;
ve o çığlık yıllardır gölgelerde kalan bizleri uyandırdı.

Ben Keyfo, sana selam ediyorum…
Sen yazdıkça, geçmişin gölgeleri aydınlanıyor;
Sen yazdıkça, acılar görünür oluyor;
Sen yazdıkça, susturulmuş çocuklar yeniden konuşuyor.

Bu roman bir kitap değil…
Bir halkın destanı, bir çocuğun haykırışı, bir toplumun unutulmaz çığlığıdır.
Ve ben, yıllar sonra, kalbimin en derininden sana teşekkür ediyorum.

Selam olsun sana…
Selam olsun gölgelerden doğan tüm çocuklara…
Ve selam olsun, artık sessiz kalmayacak olan bizlere.


Keyfo Karagöz
20 Kasım 2024