1988 yılında, lise içi düzenlenen futbol turnuvasında finale çıkmıştık. Ankara Atatürk Lisesi’nin şimdi otoparka çevrilmiş olan bahçesinde oynadığımız yarı final müsabakası hayatımın en büyük ve dramatik futbol müsabakasıdır.
Category Archive: Anı / Anma
Evimiz kuzeye bakardı. Poyraz rüzgarını oradan bilirim. Coğrafya kitaplarının, “Poyraz, kuzey-doğudan esen bir rüzgardır” demesine bakmayın, o başına buyruktur, isterse güneyden bile eser.
Güneşli günlerde bu memleket bir başka güzel. Zaten, İsviçre güzel, bakımlı bir memleket, hani kartpostal güzelliği denir ya o cinsten; güneş de oldu mu güzelliğe taç oluyor. Fakat kurgulanmış her güzellik gibi işin ruhu biraz tatsız. Neyse, işte böyle güzel havalarda öğle arasına çıkmak istemiyorum çünkü dönüşü çok zor.
Yıl ya 90 ya da 91 olmalı. Nesimi Çimen’in konseri var diye duyduk.
“Kizilağaç fidani tepeden budanur mi”
Annem duyarlılığında bir acı saplanıyordu bedenime. Nar ağaçlarından suyunu almış, nar kırmızısında, çıkmaz bir lekeydi gurbet.
Her şey o ilk çiti çekenle başladı.
Kazım Koyuncu’nun Anısına Sevgiyle… Yazılmış her yazı yer üstüne çıkmış bir su kaynağıdır. Okunmuş her cümle insana ulaşmış […]
Ortaokul arkadaşlarım, beni muhtemelen “Abur cubur Abdullah”ı söyleyen çocuk olarak hatırlıyorlardır. Okuldan gündüzlüler el etek çekip, akşam etüdü de tamama erdirildikten sonra, yatakhanelerimize geçer ve on on beş dakika süren harikulade yatakhane muhabbetleri yapardık. 1980’lerin ortası, Mahzuni yeni bir kaset çıkarmış. Kasetin adı “Abur cubur adam”

