“Küresiz Kalaycı*”

Nesimi Çimen Nesimi Çimen

Yıl ya 90 ya da 91 olmalı. Nesimi Çimen’in konseri var diye duyduk.

Altındağ tarafında, adını unuttuğum bir salona gittik. Aziz Ağabeyim, Ergin, ben üç talebeyiz. Bilet gişesi sakin. Görevliye bilet fiyatını sorduk. Aldığımız yanıt karşısında bir telaştır aldı bizi. O fiyatla içeri girmemiz mümkün değil; zira o kadar paramız yok. (Belediyenin  SHP’de, Karayalçın’ın başkan olduğu dönem. Sanırım Nesimi Çimen’e yardım olsun diye, konser dar ve azıcık parası olanlar için düşünülmüştü.) Hangimizin aklına geldi bilmiyorum, Nesimi Çimen’le görüşmek istediğimizi söyledik. Bir görevli bizi aldı yanına götürdü. Sağında solunda birer kişi, bir koltukta suskun oturuyorlar. Nesimi Çimen’i ilk görüşüm. Bizden biri. Sanki beynimi zorlasam, bir yerlerde karşılaşmışım gibi bir his içindeyim. Ağabeyim, 

“Öğrenciyiz, konsere girmek istiyoruz ama paramız yetmiyor,” dedi.

Yanımızdaki görevliye bakıp, hiç ikiletmeden.

“Gençlere yarısından verin,” dedi.

O gün, ve ilk ve son kez Nesimi Çimen’i canlı dinledim: Yarı fiyattan.

Nesimi Çimen bizim oralı, Kayseri Sarız’dan. Belli bir süre Sevdilli’de yaşamış. Sevdilli, Malatya-Elbistan yolu üzerinde, benim doğduğum köye 8 km mesafede.

Ben hatırlamıyorum ama büyüklerimiz anlatırdı. Mesleği kalaycılık. Köyümüze hem kalaycılık yapmaya, hem de elinde üç tellisiyle, meclislere gelirmiş.

Benim kuşağım, Nesimi Çimen’in sesini ilk kasetlerde duydu.

Üç telli eşliğinde, Maraş-Elbistan şiveli bir Türkçe.

“Şifa istemem balından

Bırak beni bu halımdan”

Bir yaz günüydü. Sıcak. Nazım’ın,

“Sıcaktı. 

Sıcak. 

Sapı kanlı, demiri kör bir bıçaktı 

                                         sıcak.”

dediği sıcaklardandı. Yaz tatili için köye, memlekete gitmiştim.

“Sivas’ta bir yangın” dediler. 

Pek bir şey hissetmedik. Yaramız henüz sıcaktı. Sonra; yara soğur, acısı hissedilir, derler ya, Sivas öyle olmadı.

Sivas’ın yarası hep sıcak kaldı.

Ve biz bildik ki, bir yara sıcakken de acıtırmış; hem de çok acıtırmış.

Unutmadık; ama … hesap da soramadık …

Henüz! 

Hasan Sever

Zürih, Sivas 2014


*Küpü yok boyacı yarim

Taçsız değirmenci yarim

Küresiz kalaycı yarim

Sanma ki yar zanaatsızdır

Mücrimi