Sevgili Amcam, 

Sana bu sefer, her seyrettiğimde seni hatırladığım, seni her özlediğimde izlediğim bir filmden bahsedeceğim. Filmin adı Dersu Uzala. Çok uzaktan bir hikaye. O kadar uzak ki, dünyanın yuvarlağına el uzatsan, hikayeye parmakların değer; o kadar yakın yani.

Akıl ermez şu feleğin işine

Arsa ile arazi arasındaki farka hiç kafa yormadım. Fark var mı onu da bilmiyorum. Ama biliyorum ki adına doğa dediğimiz büyük bedenimizin katmanları arasında ömür denen en kıymetli madenimiz yatar.

Şöyle anlıyorum:

Kahramanlarımız, Holmes’un evindedirler. Şöminenin ateşinden aldıkları ateşi, çubuklarının ucunda tüttürmektedirler. Holmes, koltuğuna kurulmuş, bacaklarını uzatmış; Watson, nispeten daha derli toplu bir vaziyette oturur haldedir…

Hepsi uydurma…

Eski adı AŞOT’tu. Çirkin ve kirliydi. Payitahta yakışmıyor denip, Söğütözü’ne taşınmasına karar verildiğinde ismi de değişti. Neymiş efendim Aşot, Ermeni ismiymiş. Sene 1995’te Söğütözü’ne bina edilen terminalin yeni ismi ise AŞTİ oldu. Tarihin seyrine paralel, Türk’ün  makus talihi, Ermeni’den kaçarken Kürt’e tutulmuştu. Gürültü patırtı, vay efendim Aşti Kürtçe, manası da barış (Aştî), gizli bir ajanda çalışıyor falan filan dendi ama esas Moskofluğu kimse fark edemedi: O zamanlar Sovyetler’in tepemizde dolanan uzay üssünün adı Rusça’da barış anlamına da gelen Mir’di (Мир).

İnka mirasıdır. Domates, fasulye, biber ve mısır gibi tee Kuzey Amerika’dan, zamanın sömürgeci gücü İspanyollar’ın gemi ambarlarında gelmiştir. Avrupa topraklarındaki ilk filizini  16. yy’ın ikinci çeyreğinde sürdüğü tahmin ediliyor.

Misal, Genç Mehmet (Fatih Sultan) tadamamıştır.

“Sizin köyde cami mi var?” diye sormuştum yatılı arkadaşıma. Oruç ayıydı ve yatakhanede, yatmadan önce sohbet ediyorduk. Sessizlik oldu. Sessizliği gruptan bir arkadaşın, en az benim soru cümlem kadar şaşkınlık taşıyan sorusu bozdu:“Sizin köyde cami yok mu?”

İlkokul öğretmenimiz, elinde iple girmişti sınıfa. Biraz sinirliydi sanki; öyle hatırlıyorum.

Eskiden öyle miydi? Watt, James Watt, büyük bir tutkuyla buharlı makinenin peşindeyken harçlığını buralardan çıkarırdı.